Alman Çoban Köpeği alanında oluşturulan kayıt, şecere ve yetiştiricilik sisteminin ardından daha büyük bir ihtiyaç ortaya çıktı:
Türkiye’de yalnızca tek bir köpek ırkını değil, tüm köpek ırklarını kapsayan ulusal ve uluslararası standartlara bağlı bir kinoloji sisteminin oluşturulması.
Alman Çoban Köpeği için yıllar içerisinde oluşturulan kayıt altyapısı önemli bir başlangıç noktasıydı. Ancak Türkiye’de kinolojinin gerçek anlamda kurumsallaşması için bu yapının bütün köpek ırklarını kapsayacak daha geniş bir organizasyona dönüşmesi gerekiyordu.
Bu süreçte Etem Vatansever de Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu’nun kuruluş çalışmalarında yer alan isimlerden biri oldu.
Von Erk’in güncel kurumsal anlatımında Etem Vatansever’in, Türkiye’de Alman Çoban Köpeği alanındaki çalışmalarının ardından Köpek Irkları Federasyonu’nun kuruluş çalışmalarında yer aldığı ve Türkiye’nin kinoloji yapılanmasının geliştirilmesine katkı sunduğu belirtilmektedir.
Türkiye’de Alman Çoban Köpeği için oluşturulan sistem, yalnızca bir ırkın yetiştiriciliğini düzenleyen bir yapı olarak kalmamalıydı.
Çünkü kinoloji, tek bir ırktan çok daha geniş bir alandır.
Kinoloji;
kapsayan geniş bir disiplindir.
Bu nedenle Türkiye’nin uluslararası kinoloji dünyasında gerçek anlamda yer alabilmesi için tüm köpek ırklarını kapsayan ulusal bir federasyon yapılanmasına ihtiyaç vardı.
Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu (KIF) bu ihtiyacın karşılanması amacıyla 2006 yılında kuruldu. KIF’in kendi kurumsal açıklamasına göre federasyon, Türkiye’de köpeklerle ilgili çalışmaları yürüten ve köpek ırklarının soy kütüklerini tutan ulusal kuruluş olarak faaliyet göstermektedir.
KIF’in kuruluşuyla birlikte Türkiye’de köpek ırklarının kayıt altına alınması ve yetiştiriciliğin daha sistemli bir yapı içerisinde yürütülmesi hedeflendi.
Federasyonun bugün de temel faaliyetlerinden biri, yerli ve yabancı köpek ırklarının soy kütüğü arşivlerini tutmak ve bu ırkların gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarılmasını sağlamaktır.
Bu anlayış, daha önce Alman Çoban Köpeği alanında oluşturulan kayıt kültürünün daha geniş bir kinoloji sistemine taşınması açısından önemliydi.
Çünkü bir köpeğin kayıt altına alınması yalnızca sahibinin veya yetiştiricisinin bilinmesi anlamına gelmez.
Kayıt sistemi;
köpek → soy → yetiştirici → eşleşme → yavru → sonraki nesil
bağlantısının korunmasını sağlar.
Bu yapı bütün ırklara uygulandığında ortaya ulusal ölçekte bir kinoloji arşivi çıkar.
Etem Vatansever’in Alman Çoban Köpeği alanındaki çalışmalarının önemli taraflarından biri, kayıt ve şecere sisteminin yalnızca teorik bir yapı olarak kalmamasıdır.
Yıllar içerisinde köpek kayıtları, soy bilgileri, yetiştirici kayıtları ve organizasyon deneyimi oluşturulmuştur.
Bu deneyim, Türkiye’de daha geniş kapsamlı bir kinoloji yapılanmasının oluşturulması açısından önemli bir birikim meydana getirmiştir.
Başka bir ifadeyle;
Alman Çoban Köpeği alanında oluşturulan sistem, Türkiye’de daha kapsamlı bir kinoloji kültürünün oluşması için önemli bir deneyim alanı oluşturmuştur.
Bu geçiş, yalnızca isim değişikliği anlamına gelmemektedir.
Tek bir ırkın kayıt sisteminden bütün köpek ırklarını kapsayan ulusal bir soy kütüğü ve organizasyon sistemine geçiş anlamına gelmektedir.
Bir federasyonun kurulması yalnızca bir kurum adı belirlemekten ibaret değildir.
Sağlıklı çalışan bir federasyon için;
üye dernekler, yönetim yapısı, kayıt sistemi, yönetmelikler, ırk standartları, hakemlik sistemi, yarışmalar, sınavlar ve uluslararası ilişkiler
gibi birçok unsurun aynı yapı içerisinde oluşturulması gerekir.
KIF bugün bu yapının birçok unsurunu bünyesinde barındırmaktadır.
Federasyonun resmi sisteminde köpek kayıtları, export şecere işlemleri, şampiyonluk sertifikaları, yarışmalar ve YKS, SKS, BH, IGP gibi sınavlar yürütülmektedir.
Bu durum, Türkiye’de kinolojinin yalnızca köpek kayıtlarından ibaret olmayan; yarışma, değerlendirme, çalışma ve eğitim alanlarını da kapsayan daha geniş bir sisteme dönüştüğünü göstermektedir.
KIF’in kuruluşundaki en önemli unsurlardan biri soy kütüğü sistemidir.
Federasyonun resmi açıklamasına göre KIF, yerli ve yabancı ırkların soy kütüğü arşivlerini tutmakta ve bu kayıtların uluslararası sistem içerisinde tanınmasını sağlamaktadır.
Bugün KIF sisteminde farklı kayıt türleri bulunmaktadır.
Örneğin;
farklı süreçlerle sisteme dahil edilebilmektedir.
Bu yapı, Türkiye’de soy kütüğü kavramının yalnızca kağıt üzerinde bulunan bir belge olmaktan çıkarılarak merkezi ve takip edilebilir bir kayıt sistemine dönüşmesini sağlamaktadır.
Türkiye’de oluşturulacak kinoloji sisteminin uluslararası alanda karşılık bulabilmesi için uluslararası standartlarla uyumlu olması gerekiyordu.
Bu noktada Fédération Cynologique Internationale (FCI) büyük önem taşımaktadır.
FCI, dünya genelindeki ulusal köpek kuruluşlarını bir araya getiren uluslararası kinoloji organizasyonudur.
KIF’in resmi açıklamasına göre FCI, üye ülkelerin soy kütüklerinin ve hakemlerinin karşılıklı olarak tanınmasını sağlayan uluslararası sistemdir.
Dolayısıyla Türkiye açısından FCI üyeliği;
Türkiye’de kayıt altına alınan bir köpeğin ve düzenlenen soy kütüğünün uluslararası kinoloji sistemi içerisinde tanınabilmesi
açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu nedenle KIF’in FCI ile bütünleşmesi, Türkiye’de kinoloji açısından yalnızca kurumsal bir başarı değil, uluslararası tanınırlık açısından da önemli bir dönüm noktasıdır.
KIF bugün kendisini FCI’ın Türkiye’deki resmi üyesi olarak tanımlamaktadır.
Federasyonun resmi açıklamasında KIF’in Türkiye’de FCI tarafından tanınan ulusal kuruluş olduğu ve Türkiye’yi kinoloji ile köpek ırkları konusunda uluslararası platformda temsil etme yetkisine sahip olduğu belirtilmektedir.
Bu üyelik sayesinde Türkiye’de tutulan soy kütüğü kayıtları uluslararası sistemle bağlantılı hale gelmiştir.
KIF tarafından düzenlenen soy kütüğü belgelerinin FCI üyesi ülkelerde ve FCI ile anlaşmalı bazı büyük kennel kuruluşlarında kabul edildiği de federasyon tarafından belirtilmektedir.
Bu durum, Türkiye’de yetiştirilen köpeklerin uluslararası sistem içerisinde daha güçlü bir kayıt ve tanınırlık altyapısına sahip olmasını sağlamıştır.
Etem Vatansever’in bu süreçteki rolünü değerlendirirken, Alman Çoban Köpeği alanında daha önce oluşturduğu birikimi de dikkate almak gerekir.
2003 yılından itibaren Alman Çoban Köpeği yetiştiriciliği ve kinoloji alanında çalışan Vatansever, Türkiye’de Alman Çoban Köpeği Derneği’nin kuruluşunda görev almış, sistemli şecere kayıtlarının oluşturulmasına öncülük etmiş ve Türkiye’nin WUSV sistemiyle entegrasyon sürecinde aktif rol üstlenmiştir.
Von Erk’in güncel biyografisinde, bu çalışmaların ardından Vatansever’in Köpek Irkları Federasyonu’nun kuruluş çalışmalarında da yer aldığı açıkça belirtilmektedir.
Bu açıdan bakıldığında KIF süreci, onun Türkiye’de Alman Çoban Köpeği için oluşturduğu sistem anlayışının daha geniş bir kinoloji yapılanmasına taşındığı dönem olarak değerlendirilebilir.
Buradaki temel fark şudur:
İlk aşamada bir ırk için sistem oluşturuldu.
Daha sonra bu sistem anlayışı, Türkiye’deki bütün köpek ırklarını kapsayan bir federasyon yapılanmasının parçası haline geldi.
FCI sistemi yalnızca soy kütüğü tutmaktan ibaret değildir.
Uluslararası kinoloji sisteminin içerisinde;
gibi birçok farklı alan bulunmaktadır.
Türkiye’de uluslararası standartlara uygun bir sistem kurulabilmesi için bu yapının gerekliliklerinin anlaşılması ve ulusal sisteme aktarılması gerekiyordu.
Etem Vatansever’in yıllara dayanan uluslararası Alman Çoban Köpeği deneyimi ve WUSV sistemi içerisindeki çalışmaları, bu açıdan önemli bir bilgi ve deneyim birikimi oluşturmuştur.
Bu birikim yalnızca bir ırkın yetiştiriciliği açısından değil, Türkiye’de modern kinoloji anlayışının gelişmesi açısından da değerlidir.
KIF’in kurulmasıyla birlikte Türkiye’de yalnızca yabancı köpek ırklarının değil, Türkiye’ye ait yerli köpek ırklarının da uluslararası sistem içerisinde değerlendirilmesi için yeni bir yapı oluşmuştur.
KIF, resmi açıklamasında Kangal Çoban Köpeği, Akbaş, Zerdava, Aksaray Malaklısı ve Sultan Tazısı gibi Türkiye’ye ait yerli ırkların FCI nezdinde tescili ve uluslararası kriterlere uygun şekilde kayıt altına alınmasını amaçlarından biri olarak belirtmektedir.
Bu çalışmaların önemli sonuçlarından biri Kangal Çoban Köpeği konusunda ortaya çıkmıştır.
KIF’in resmi açıklamasına göre Kangal Çoban Köpeği için yürütülen çalışmalar tamamlanmış ve ırkın FCI tarafından tescili 25 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
Böylece Türkiye’nin kendi köpek ırklarının uluslararası kinoloji sisteminde temsil edilmesi açısından da önemli bir süreç başlamıştır.
Etem Vatansever’in çalışmalarının bu açıdan bakıldığında önemli bir devamlılık gösterdiği görülmektedir.
Önce Alman Çoban Köpeği için;
kayıt → şecere → yetiştirici → eşleşme → soy takibi → uluslararası bağlantı
sistemi oluşturuldu.
Daha sonra Türkiye’de bütün köpek ırklarını kapsayan daha geniş bir federasyon yapısının içerisinde;
soy kütüğü → ırk standartları → hakemlik → yarışmalar → sınavlar → uluslararası tanınırlık
gibi daha kapsamlı bir kinoloji sistemi ortaya çıktı.
Bu nedenle Alman Çoban Köpeği alanında edinilen deneyimin, Türkiye’de daha geniş bir kinoloji yapılanmasına geçiş açısından önemli bir temel oluşturduğu söylenebilir.
KIF bugün Türkiye’de köpek yetiştiriciliği ve kinoloji alanında faaliyet gösteren ulusal federasyon olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Federasyonun güncel sisteminde köpek kayıtları, soy kütüğü işlemleri, export şecereler, yarışmalar, şampiyonluklar ve çalışma sınavları gibi çok farklı hizmetler bulunmaktadır.
Ayrıca KIF bünyesinde farklı köpek ırklarına yönelik yarışmalar ve kayıt/değerlendirme etkinlikleri düzenlenmeye devam etmektedir.
Bu yapı, Türkiye’de kinolojinin geçmişteki dağınık uygulamalardan daha merkezi, kayıtlı ve uluslararası standartlarla bağlantılı bir sisteme dönüşümünü göstermektedir.
Etem Vatansever’in KIF sürecindeki rolünü yalnızca bir federasyonun kuruluşunda bulunmak şeklinde değerlendirmek, yapılan çalışmaların bütünlüğünü eksik bırakır.
Asıl önemli nokta, yıllar içerisinde oluşturulan bilgi ve altyapının daha büyük bir sisteme aktarılmasıdır.
Alman Çoban Köpeği alanında;
soy bilgisinin korunması, yetiştiricilerin kayıt altına alınması, köpeklerin takip edilmesi ve uluslararası sistemle bağlantı kurulması
üzerine oluşturulan anlayış, daha sonra Türkiye’de bütün köpek ırklarını kapsayan kinoloji sisteminin gelişmesine katkı sağlayan deneyimlerden biri haline gelmiştir.
Bu nedenle KIF’in kuruluş süreci, Türkiye’de kinolojinin yalnızca Alman Çoban Köpeği ekseninden çıkarak tüm köpek ırklarını kapsayan ulusal ve uluslararası bir sisteme dönüşmesinin önemli aşamalarından biri olarak ele alınabilir.
Bugün Türkiye’de doğan veya yetiştirilen bir köpeğin kayıt altına alınması, soyunun takip edilmesi, yarışmalara katılması, şampiyonluk kazanması veya uluslararası sistem içerisinde değerlendirilmesi belirli kurallar çerçevesinde gerçekleştirilebilmektedir.
Bu sistemin arkasında yıllar içerisinde oluşmuş bir kurumsal yapı bulunmaktadır.
Ve bu yapı yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, gelecek nesillerin de kayıtlarının korunması için çalışmaktadır.
Etem Vatansever’in bu hikâyedeki yeri ise Alman Çoban Köpeği alanında başlayan çalışmaların daha geniş bir kinoloji perspektifine taşınmasıyla anlam kazanmaktadır.
Türkiye’de Alman Çoban Köpeği için oluşturulan kayıt ve şecere kültürü, zaman içerisinde daha geniş bir kinoloji yapılanmasının parçası haline geldi.
KIF’in kurulması ve FCI sistemiyle bütünleşmesiyle birlikte Türkiye, köpek ırklarının uluslararası düzeyde tanınması, kayıtlarının tutulması ve standartlarının korunması konusunda daha güçlü bir kurumsal yapıya kavuştu.
Bugün KIF’in FCI üyesi olarak faaliyet göstermesi, bu dönüşümün geldiği noktayı ortaya koymaktadır.
Bu sürecin arkasındaki temel düşünce ise değişmemiştir:
Köpeği doğru tanımak, soyunu kayıt altına almak, ırkın özelliklerini korumak ve gelecek nesillere sağlıklı bir miras bırakmak.